Kari
Murottal Ses
اَرَءَيْتَ الَّذِيْ يُكَذِّبُ بِالدِّيْنِۗ
ara'aital-lażī yukażżibu bid-dīn(i).
Dini yalanlayanı biliyor musun?
فَذٰلِكَ الَّذِيْ يَدُعُّ الْيَتِيْمَۙ
fa żālikal-lażī yadu‘‘ul-yatīm(a).
İşte o, yetimi azarlayandır.
وَلَا يَحُضُّ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْكِيْنِۗ
wa lā yaḥuḍḍu ‘alā ṭa‘āmil-miskīn(i).
Yoksulu doyurmayı teşvik etmeyendir.
فَوَيْلٌ لِّلْمُصَلِّيْنَۙ
fawailul lil-muṣallīn(a).
Vay haline o namaz kılanların,
الَّذِيْنَ هُمْ عَنْ صَلَاتِهِمْ سَاهُوْنَۙ
allażīna hum ‘an ṣalātihim sāhūn(a).
Namazlarında gaflette olanların,
الَّذِيْنَ هُمْ يُرَاۤءُوْنَۙ
allażīna hum yurā'ūn(a).
Riya yapanların, gösteriş peşindekilerin,
وَيَمْنَعُوْنَ الْمَاعُوْنَ ࣖ
wa yamna‘ūnal-mā‘ūn(a).
Yardımı, ma'unu esirgeyenlerin.