وَهُوَ الَّذِيْ جَعَلَ لَكُمُ النُّجُوْمَ لِتَهْتَدُوْا بِهَا فِيْ ظُلُمٰتِ الْبَرِّ وَالْبَحْرِۗ قَدْ فَصَّلْنَا الْاٰيٰتِ لِقَوْمٍ يَّعْلَمُوْنَ
wa huwal-lażī ja‘ala lakumun-nujūma litahtadū bihā fī ẓulumātil-barri wal-baḥr(i), qad faṣṣalnal-āyāti liqaumiy ya‘lamūn(a).
Karanlıkta yol bulmanız için yıldızları size yol gösterici kılan O’dur. Bilen bir topluluk için âyetleri böyle açıklıyoruz.
اِنَّ رَبَّكُمُ اللّٰهُ الَّذِيْ خَلَقَ السَّمٰوٰتِ وَالْاَرْضَ فِيْ سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِۗ يُغْشِى الَّيْلَ النَّهَارَ يَطْلُبُهٗ حَثِيْثًاۙ وَّالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ وَالنُّجُوْمَ مُسَخَّرٰتٍۢ بِاَمْرِهٖٓ ۙاَلَا لَهُ الْخَلْقُ وَالْاَمْرُۗ تَبٰرَكَ اللّٰهُ رَبُّ الْعٰلَمِيْنَ
inna rabbakumullāhul-lażī khalaqas-samāwāti wal-arḍa fī sittati ayyāmin ṡummastawā ‘alal-‘arsy(i), yugsyil-lailan-nahāra yaṭlubuhū ḥaṡīṡā(n), wasy-syamsa wal-qamara wan-nujūma musakhkharātim bi'amrih(ī), alā lahul-khalqu wal-amr(u), tabārakallāhu rabbul-‘ālamīn(a).
Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra Arş’a istiva eden Allah’tır. Geceyi, gündüzü hızla kovalayan bir örtüyle örter. Güneşi, ayı ve yıldızları emrine boyun eğmiş olarak yarattı. Yaratma ve emir O’nundur. Âlemlerin Rabbi Allah, ne yücedir.
وَسَخَّرَ لَكُمُ الَّيْلَ وَالنَّهَارَۙ وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ ۗوَالنُّجُوْمُ مُسَخَّرٰتٌۢ بِاَمْرِهٖ ۗاِنَّ فِيْ ذٰلِكَ لَاٰيٰتٍ لِّقَوْمٍ يَّعْقِلُوْنَۙ
wa sakhkhara lakumul-laila wan-nahār(a), wasy-syamsa wal-qamar(a), wan-nujūmu musakhkharātum bi'amrih(ī), inna fī żālika la'āyātil liqaumiy ya‘qilūn(a).
Bu (su) ile sizin için ekinler, zeytinler, hurmalar, üzümler ve her türlü meyve bitirir. Şüphesiz bunda düşünen bir topluluk için gerçekten bir işaret vardır.
وَعَلٰمٰتٍۗ وَبِالنَّجْمِ هُمْ يَهْتَدُوْنَ
wa ‘alāmāt(in), wa bin-najmi hum yahtadūn(a).
Yeryüzünde sizi sarsmasın diye dağlar yerleştirdi, yol bulasınız diye nehirler ve yollar yaptı.
فَلَآ اُقْسِمُ بِالْخُنَّسِۙ
falā uqsimu bil-khunnas(i).
Yemin ederim yıldızlara,
وَالسَّمَاۤءِ وَالطَّارِقِۙ
was-samā'i waṭ-ṭāriq(i).
Gökyüzüne ve gece gelen (yıldıza) yemin olsun,
وَمَآ اَدْرٰىكَ مَا الطَّارِقُۙ
wa mā adrāka maṭ-ṭāriq(u).
Gece gelenin ne olduğunu biliyor musun?
النَّجْمُ الثَّاقِبُۙ
an-najmuṡ-ṡāqib(u).
(O,) parlak ışığıyla delip geçen bir yıldızdır,